Futbolumuzda temmuz ayından beri yaşanan krizlere başkanlığa devam edeceğini açıklayan sabık başkanın bir gün bile geçmeden istifa etmesi ile bir yenisi eklenmiş oldu.

Trajikomik olan istifa eden başkanın bir süre sonra tekrar aday olabileceği ihtimalinin belirmesi idi, ancak bu yanlış anlaşılmış olmalı ki ismini telaffuz edenler bir süre sonra itirazlara kulak vererek bundan vazgeçtiler.

Şunu net olarak söylemek gerekmekte ki Mehmet Ali Aydınlar bu süreci başından itibaren her yaptığı açıklamadan bir zaman sonra dönmesi nedeni istikrarsız ve kötü yönetmiştir. Oysaki gerek yönetim kurulu ile gerekse iş dünyasında ki geçmişi ile kendisinden umutlar çok yüksekti. Ancak özellikle başkanı olmak istediği takımın iddiaların odak noktasında olması başkanı bu duruma getirdi belki de.

Yeni başkanın taşıması gereken iki özellik bulunuyor. Bunlardan ilki ortada olan bu sorunu tarafların adil davrandığından ya da gerekeni yaptığından kuşku duymayacağı bir otoriteye sahip olması. Diğeri ise futbolun patronları olan UEFA ve FİFA ile ilişkileri sağlıklı olarak yönetebilmesi.

Bu açılardan bakıldığında zaten Şenes Erzik ismi doğal olarak ortaya çıkıyor. Ancak sayın Erzik’in her ne kadar ülke ve dünya futbolunda parlak bir kariyeri olsa da bu süreçte yıpranacağı açık. Bu nedenle Erzik’in misyonu bu sorunu ülke futbolunun en yararına olacak şekilde ve en kısa sürede çözmek daha sonra ise yönetimi vizyonu olan diğer yöneticilere bırakmak olmalıdır.

Bu açıdan oluşturulacak yönetim kurulunda mutlaka başkan olabilecek isimlere yer verilmeli, ayrıca bu başkanın daha sonra Erzik’in UEFA da bıraktığı görevleri de üstlenebilecek bir isim olması gerekmekte.